Trump, ABD'nin İran'ı tekrar "sert" şekilde vuracağını söyledi - BBC News Türkçe
A bilingual English story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: INTERMEDIATE (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.
Donald Trump issued a new warning against Iran following the tense events that occurred overnight.
Donald Trump, gece yaşanan gergin olayların ardından İran'a karşı yeni bir uyarıda bulundu.
Speaking to reporters in the Oval Office, Trump stated that harsh attacks against Iran's military targets would continue.
Oval Ofis'teki gazetecilere seslenen Trump, İran'ın askeri hedeflerine yönelik sert saldırıların devam edeceğini belirtti.
Trump emphasized that the attacks carried out yesterday were only the beginning and that more would come today.
Trump, dün yapılan saldırıların sadece bir başlangıç olduğunu ve bugün daha fazlasının geleceğini vurguladı.
These statements came after claims that Iran had shot down an American military helicopter.
Bu açıklamalar, İran'ın bir Amerikan askeri helikopterini düşürdüğüne dair iddiaların ardından geldi.
In response, the Iranian Revolutionary Guard announced that they had launched defensive attacks against American bases in the region.
Buna karşılık olarak İran Devrim Muhafızları, bölgedeki Amerikan üslerine karşı savunma saldırıları başlattıklarını duyurdu.
Despite the tension, Trump called on Iran once again to negotiate a new deal.
Trump, gerilime rağmen İran'a yeni bir anlaşma yapmaları için tekrar çağrıda bulundu.
The President expressed that Tehran needs to return to the negotiating table and that they have no time left to lose.
Başkan, Tahran'ın müzakere masasına dönmesi gerektiğini ve kaybedecek vakitleri kalmadığını dile getirdi.
In a post on social media, Trump wrote that it was time for Iran to pay the price.
Sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda Trump, İran'ın bedel ödeme vaktinin geldiğini yazdı.
Trump tried to increase the pressure by claiming that Iran had been completely defeated militarily.
Trump, İran'ın askeri olarak tamamen yenildiğini iddia ederek baskıyı artırmaya çalıştı.
On the other hand, the Iranian Foreign Ministry argued that the US was sending inconsistent messages.
Buna karşın İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin tutarsız mesajlar verdiğini savundu.
Iranian officials stated that Washington's constant changing of demands made peace efforts difficult.
İranlı yetkililer, Washington'ın taleplerini sürekli değiştirmesinin barış çabalarını zorlaştırdığını belirtti.
As the situation in the region becomes increasingly uncertain, world leaders have begun to call for restraint.
Bölgedeki durum giderek belirsizleşirken dünya liderleri itidal çağrısı yapmaya başladı.
This military standoff between the two countries has almost completely eliminated the chances of a diplomatic solution.
İki ülke arasındaki bu askeri restleşme, diplomatik çözüm ihtimallerini neredeyse tamamen ortadan kaldırdı.
Now everyone is wondering whether the parties will reach a compromise at some point or if the conflict will grow.
Şimdi herkes, tarafların bir noktada uzlaşıp uzlaşmayacağını veya çatışmanın büyüyeceğini merak ediyor.
Vocabulary (English)
- gergin
- tense
- hedef
- target
- saldırı
- attack
- iddia
- claim
- müzakere
- negotiation
- çağrıda bulunmak
- to call upon
- bedel ödemek
- to pay the price
- baskı
- pressure
- tutarsız
- inconsistent
- itidal
- restraint
- restleşme
- standoff
- uzlaşmak
- to compromise
More English stories
- Curiosity (keşif aracı) (Intermediate)
- Kim Jong Un'un 'tek idol' olduğu Kuzey Kore'de K-pop'u keşfedenler - BBC News Türkçe (Intermediate)
- Live Updates: U.S.-Iran war appears to pause as Trump gives space for talks to end Strait of Hormuz standoff (Beginner)
- Connected Speech In English: What It Is And How To Learn It (Intermediate)
- Burnham says there are ‘big decisions’ ahead on making council tax fairer – UK politics live (Beginner)
- OpenAI CEO'su Altman, dünyada "yapay zeka otoriterliği" oluşmasından korktuğunu söyledi (Intermediate)
Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories