Bakan Kurum "COP31 Ev Sahibi Ülke Anlaşması"nı imzaladı

A bilingual Dutch story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: ADVANCED (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.

Minister Kurum van Milieu, Verstedelijking en Klimaatverandering woonde een kritieke klimaattop in Bonn bij.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, Bonn'da düzenlenen kritik bir iklim zirvesine iştirak etti.

De minister betrad de ceremonieruimte om officieel het gastlandakkoord voor de COP31-top te ondertekenen.

Bakan, COP31 zirvesinin ev sahibi ülke anlaşmasını resmen imzalamak üzere tören alanına adım attı.

Hij ontmoette Simon Stiell, de uitvoerend secretaris van het Raamverdrag van de Verenigde Naties inzake klimaatverandering, aan de protocoltafel.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell ile protokol masasında bir araya geldi.

Tijdens de ondertekeningsceremonie gaven de partijen krachtige signalen af over hun vastberadenheid in de internationale strijd tegen klimaatverandering.

İmza töreni sırasında taraflar, uluslararası iklim mücadelesinde kararlılık mesajları verdiler.

Minister Kurum benadrukte dat de constructieve samenwerking met het VN-secretariaat in de toekomst verder zal worden verdiept.

Bakan Kurum, BM sekretaryası ile olan yapıcı iş birliğinin gelecekte daha da derinleşeceğini vurguladı.

Dit akkoord werd beschouwd als een strategische stap die de rol van Turkije in de mondiale klimaatdiplomatie versterkt.

Bu anlaşma, Türkiye'nin küresel iklim diplomasisindeki rolünü güçlendiren stratejik bir adım olarak değerlendirildi.

De gesprekken die volgden op de ceremonie vormden de basis voor het voorbereidingsproces voor COP31.

Törenin ardından gerçekleşen görüşmeler, COP31'e hazırlık sürecinin temelini oluşturdu.

Minister Kurum voerde in de marge van de top intensieve consultaties met talrijke onderhandelingsgroepen.

Bakan Kurum, zirve marjında çok sayıda müzakere grubu ile yoğun istişarelerde bulundu.

Hij ontmoette vertegenwoordigers van de Afrikaanse onderhandelingsgroep en de kleine eilandstaten en luisterde aandachtig naar hun eisen.

Afrika İklim Müzakere Grubu ve Küçük Ada Devletleri temsilcileriyle bir araya gelerek taleplerini dikkatle dinledi.

De verwachtingen van de Umbrella Group en andere regionale blokken vormden het hoofd agendapunt van de besprekingen.

Şemsiye Müzakere Grubu ve diğer bölgesel blokların beklentileri, görüşmelerin ana gündem maddesiydi.

Tijdens een bilateraal gesprek met de Duitse staatssecretaris Jochen Flasbarth werden gezamenlijke klimaatacties besproken.

Almanya Bakan Yardımcısı Jochen Flasbarth ile yapılan ikili görüşmede, ortak iklim eylemleri masaya yatırıldı.

Kurum onderstreepte dat geen enkel land achter mag blijven in de strijd tegen de effecten van klimaatverandering.

Kurum, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hiçbir ülkenin geride bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi.

De minister wees op het belang van internationale solidariteit voor een inclusief COP-proces.

Bakan, kapsayıcı bir COP süreci için uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çekti.

De intensieve diplomatieke marathon bevestigde dat er concrete stappen zullen worden ondernomen in lijn met de mondiale klimaatdoelen.

Yoğun geçen diplomasi maratonu, küresel iklim hedefleri doğrultusunda somut adımların atılacağını teyit etti.

De top liet zien dat alle partijen, zoekend naar consensus, een nieuw tijdperk zijn ingegaan.

Zirve, tüm tarafların uzlaşı arayışıyla yeni bir döneme girildiğini gösteriyordu.

Vocabulary (Dutch)

iştirak etmek
bijwonen
İcra Sekreteri
uitvoerend secretaris
protokol
protocol
yapıcı iş birliği
constructieve samenwerking
stratejik adım
strategische stap
iklim diplomasisi
klimaatdiplomatie
marjında
in de marge
istişare
consultatie
bilateral görüşme
bilateraal overleg
altını çizmek
onderstrepen
kapsayıcı
inclusief
dayanışma
solidariteit
uzlaşı
consensus

More Dutch stories

Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories