BM’den tarihi karar: Köleleştirmeyi, insanlığa karşı en ağır suç ilan etti

A bilingual English story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: ADVANCED (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.

The United Nations General Assembly reached a historic decision.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarihi bir karar aldı.

They declared enslavement the gravest crime against humanity.

Köleleştirmeyi insanlığa karşı en ağır suç ilan ettiler.

The resolution directly targets race-based enslavement.

Tasarı, ırksal temelli köleleştirmeyi doğrudan hedef alıyor.

The decision was put to a vote with broad member participation.

Karar, üye ülkelerin geniş katılımıyla oylamaya sunuldu.

A vast majority supported the bill in the vote.

Oylamada büyük bir çoğunluk tasarıya destek verdi.

This step aims to confront historical injustices.

Bu adım, tarihsel haksızlıklarla yüzleşmeyi amaçlıyor.

The international community feels the beginning of a new era.

Uluslararası toplum yeni bir dönemin başlangıcını hissediyor.

A total of 123 countries accepted and supported the decision.

Toplam 123 ülke kararı kabul ederek destekledi.

However, 52 countries preferred to abstain.

Ancak 52 ülke çekimser kalmayı tercih etti.

Argentina, Israel, and the US voted against the resolution.

Arjantin, İsrail ve ABD tasarıya karşı oy kullandı.

Ghana presented the resolution on behalf of the African Group.

Gana, Afrika Grubu adına tasarıyı sundu.

The document emphasizes the importance of human rights and dignity.

Belge, insan hakları ve haysiyetin önemini vurguluyor.

Reparation demands were cited as a concrete step.

Tazminat talepleri, somut bir adım olarak belirtildi.

Redressing historical injustices has become a priority.

Tarihsel haksızlıkların giderilmesi öncelikli hedef oldu.

The Ghanaian Foreign Minister spoke after the vote.

Gana Dışişleri Bakanı oylama sonrası konuştu.

He described the vote as a turning point.

Oylamayı bir dönüm noktası olarak tanımladı.

He stated that they approved not just a text, but a truth.

Sadece bir metni değil, gerçeği onayladık dedi.

He emphasized that they chose commemoration over silence.

Sessizlik yerine anmayı seçtiklerini vurguladı.

He added that they turned toward shared humanity instead of division.

Bölünme yerine ortak insanlığa yöneldiklerini ekledi.

These words were met with appreciation by participants.

Bu sözler katılımcılar tarafından takdirle karşılandı.

It created a significant resonance in diplomatic circles.

Diplomatik çevrelerde büyük yankı uyandırdı.

UN Secretary-General Guterres spoke at the meeting.

BM Genel Sekreteri Guterres toplantıda konuştu.

He delivered the message that they will never forget the victims.

Kurbanları asla unutmayacağız mesajını verdi.

He said they must remember the system that sustained slavery.

Köleliği ayakta tutan sistemi hatırlamalıyız dedi.

He welcomed the steps taken by countries to apologize.

Ülkelerin özür dileme adımlarını memnuniyetle karşıladı.

He called for starting a process based on dialogue.

Diyaloga dayalı bir süreç başlatılması çağrısında bulundu.

It was discussed that this decision is a beginning for justice.

Bu kararın adalet için bir başlangıç olduğu konuşuldu.

The world now confronts the burden of the past differently.

Dünya, artık geçmişin yüküyle daha farklı yüzleşiyor.

Vocabulary (English)

Birleşmiş Milletler
United Nations
tarihi karar
historic decision
köleleştirme
enslavement
insanlığa karşı suç
crime against humanity
tasarı
resolution/bill
oy çokluğu
majority vote
çekimser kalmak
to abstain
karşı oy kullanmak
to vote against
adına
on behalf of
haysiyet
dignity
tazminat
reparation/compensation
somut
concrete
gidermek
to redress/resolve
dışişleri bakanı
foreign minister
dönüm noktası
turning point
onaylamak
to approve/validate
anma
commemoration
ortak insanlık
shared humanity
takdir
appreciation
yankı uyandırmak
to resonate/create an impact
genel sekreter
secretary-general
kurban
victim
ayakta tutmak
to sustain/uphold
memnuniyetle karşılamak
to welcome
diyalog
dialogue
çağrı
call/appeal
yük
burden

More English stories

Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories