Bakan Güler NATO Öncesi SavunmaSanayiST’ye Açıkladı: İşte Ankara’nın Yeni Doktrini | Savu…
A bilingual English story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: INTERMEDIATE (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.
The world is preparing for the NATO Summit to be held in Ankara.
Dünya, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne hazırlanıyor.
Everyone is curiously awaiting Turkey's defense strategy.
Herkes Türkiye'nin savunma stratejisini merakla bekliyor.
Minister of National Defense Yaşar Güler gave an exclusive interview.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, özel bir röportaj verdi.
Minister Güler emphasized the importance of the defense industry.
Bakan Güler, savunma sanayiinin önemini vurguladı.
Turkey is taking major steps in the field of defense.
Türkiye, savunma alanında büyük adımlar atıyor.
The defense industry does not only concern national security.
Savunma sanayii sadece ulusal güvenliği ilgilendirmiyor.
This sector also carries critical value for NATO.
Bu sektör, NATO için de kritik bir değer taşıyor.
The Minister explained Turkey's new doctrine for the first time.
Bakan, Türkiye'nin yeni doktrinini ilk kez açıkladı.
Güler clearly laid out Turkey's model.
Güler, Türkiye'nin modelini açıkça ortaya koydu.
We use the defense industry for collective deterrence.
Savunma sanayiini kolektif caydırıcılık için kullanıyoruz.
NATO allies will benefit from this production power.
NATO müttefikleri, bu üretim gücünden faydalanacak.
Our engineering capabilities will make the alliance stronger.
Mühendislik yeteneklerimiz, ittifakı daha güçlü yapacak.
Turkey is one of the main stakeholders of the European security architecture.
Türkiye, Avrupa güvenlik mimarisinin ana paydaşlarından biri.
We will further increase our defense capacity in the future.
Gelecekte savunma kapasitemizi daha da artıracağız.
Our technological competencies have reached a global level.
Teknolojik yetkinliklerimiz, küresel bir seviyeye ulaştı.
We are determined to continue supporting our allies.
Müttefiklerimize destek vermeye devam etmeye kararlıyız.
A Defense Industry Forum will also be held alongside the summit.
Zirveyle beraber bir Savunma Sanayii Forumu da düzenlenecek.
Minister Güler sees this forum as a very important opportunity.
Bakan Güler bu forumu çok önemli bir fırsat görüyor.
Cooperation between countries is vital for defense.
Ülkeler arası iş birliği, savunma için hayatidir.
A strong alliance depends on a sustainable infrastructure.
Güçlü bir ittifak, sürdürülebilir bir altyapıya bağlı.
The decisions taken in Ankara will affect the world.
Ankara'da alınacak kararlar dünyayı etkileyecek.
Technology sharing opens a new door for security.
Teknoloji paylaşımı, güvenlik için yeni bir kapı açıyor.
Not only military but also economic ties will strengthen.
Sadece askeri değil, ekonomik bağlar da güçlenecek.
All allies need a common understanding.
Tüm müttefiklerin ortak bir anlayışa ihtiyacı var.
The new doctrine contains fifteen strategic points.
Yeni doktrin, on beş stratejik madde içeriyor.
Security must no longer be exclusionary, but inclusive.
Güvenlik artık dışlayıcı değil, kapsayıcı olmalı.
Minister Güler explained this vision with clear language.
Bakan Güler, bu vizyonu net bir dille açıkladı.
The future security environment looks very complex.
Geleceğin güvenlik ortamı çok karmaşık görünüyor.
Resilient alliances mean strong defense industries.
Dayanıklı ittifaklar, güçlü savunma sanayii demektir.
The threat environment is changing and developing rapidly.
Tehdit ortamı hızla değişiyor ve gelişiyor.
Turkey is a country that adapts quickly to this change.
Türkiye, bu değişime hızlı uyum sağlayan bir ülke.
An inclusive approach produces lasting results.
Kapsayıcı yaklaşım, kalıcı sonuçlar doğuruyor.
Ankara is taking on a historical responsibility.
Ankara, tarihsel bir sorumluluk üstleniyor.
Domestic production in the defense industry is highly valued.
Savunma sanayiinde yerli üretim çok önemseniyor.
Our engineers have achieved success with new projects.
Mühendislerimiz yeni projelerle başarıya ulaştı.
The ministry allocates a large budget for technology development.
Bakanlık, teknoloji geliştirmeye büyük bütçe ayırıyor.
Foreign dependency in the defense field is decreasing.
Savunma alanında dışa bağımlılık azalıyor.
We are producing our own products according to NATO standards.
Kendi ürünlerimizi NATO standartlarına uygun üretiyoruz.
Strategic points help us plan our future.
Stratejik başlıklar, geleceğimizi planlamamıza yardımcı oluyor.
The whole world is watching Turkey's success carefully.
Tüm dünya Türkiye'nin başarısını dikkatle izliyor.
The NATO Summit will reshape the security architecture.
NATO Zirvesi, güvenlik mimarisini yeniden şekillendirecek.
Turkey's new doctrine is supported by everyone.
Türkiye'nin yeni doktrini herkes tarafından destekleniyor.
A strong industry means a strong military.
Güçlü bir sanayi, güçlü bir ordu demektir.
Minister Güler expects productive results from the summit.
Bakan Güler, zirveden verimli sonuçlar bekliyor.
Turkey is one of the most important defenders of the alliance.
Türkiye, ittifakın en önemli savunucularından biri.
Technological cooperation will increase in the coming period.
Gelecek dönemde teknolojik iş birlikleri artacak.
Common security is the greatest common denominator of the allies.
Ortak güvenlik, müttefiklerin en büyük ortak paydasıdır.
Ankara is taking determined steps for world peace.
Ankara, dünya barışı için kararlı adımlar atıyor.
Vocabulary (English)
- Zirve
- Summit
- Merakla
- Curiously
- Vurgulamak
- To emphasize
- Savunma sanayii
- Defense industry
- Ulusal güvenlik
- National security
- Doktrin
- Doctrine
- Strateji
- Strategy
- Kritik
- Critical
- Kolektif
- Collective
- Caydırıcılık
- Deterrence
- Müttefik
- Ally
- Paydaş
- Stakeholder
- Mimari
- Architecture
- Yetkinlik
- Competency
- Kararlı
- Determined
- Kapasite
- Capacity
- İş birliği
- Cooperation
- Hayatidir
- It is vital
- Sürdürülebilir
- Sustainable
- Altyapı
- Infrastructure
- Fırsat
- Opportunity
- Paylaşım
- Sharing
- Bağlar
- Ties
- Anlayış
- Understanding
- Dışlayıcı
- Exclusionary
- Kapsayıcı
- Inclusive
- Vizyon
- Vision
- Karmaşık
- Complex
- Dayanıklı
- Resilient
- Uyum sağlamak
- To adapt
- Tehdit
- Threat
- Kalıcı
- Lasting
- Sorumluluk
- Responsibility
- Yerli
- Domestic
- Başarı
- Success
- Bütçe
- Budget
- Bağımlılık
- Dependency
- Standart
- Standard
- Planlamak
- To plan
- Süreç
- Process
- Yeniden şekillendirmek
- To reshape
- Desteklemek
- To support
- Verimli
- Productive
- Savunucu
- Defender
- Dönem
- Period
- Barış
- Peace
- Payda
- Denominator
- Kararlı
- Determined
More English stories
- West Indies cricket legend Sir Garfield Sobers dies (Beginner)
- 10 soruda 12. Yargı Paketi (Beginner)
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı (Beginner)
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz (Beginner)
- abartılmış yöresel lezzetler (Beginner)
- Burnham to become Labour leader and promise to ‘fix the big things politics has neglected’ – UK politics live (Beginner)
Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories