özlenen hissiyatlar
A bilingual English story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: INTERMEDIATE (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.
While wandering through an old bookstore, I smelled something that reminded me of my childhood days.
Eski bir sahafta dolaşırken çocukluk günlerimi hatırlatan bir koku duydum.
In that moment, I realized that I missed certain feelings that were slowly fading away.
O an, yavaş yavaş kaybolan bazı duyguların özlemini çektiğimi fark ettim.
In the past, people used to write long letters to each other and wait for a reply.
Eskiden insanlar birbirine uzun mektuplar yazar ve cevap beklerdi.
Nowadays, however, digital speed has given way to impatience and short messages.
Günümüzde ise dijital hız, yerini sabırsızlığa ve kısa mesajlara bıraktı.
While flipping through my old notebooks, I wanted to feel the sincerity of that era again.
Eski defterlerimi karıştırırken, o dönemin samimiyetini yeniden hissetmek istedim.
Waiting for things was much more precious and exciting back then.
Bir şeyleri beklemek, o zamanlar çok daha kıymetli ve heyecan vericiydi.
Perhaps what we miss is not just the past, but our peaceful state of mind at that time.
Belki de özlediğimiz şey sadece geçmiş değil, o zamanki huzurlu ruh halimizdir.
The conveniences offered by technology sometimes distance a person from their inner world.
Teknolojinin sunduğu kolaylıklar bazen insanı kendi iç dünyasından uzaklaştırıyor.
Being able to reach everything instantly deprives us of our ability to be surprised.
Her şeye anında ulaşabilmek, bizi şaşırma yeteneğimizden mahrum bırakıyor.
One evening, I missed sitting by the window and just watching the rain.
Bir akşam üstü, pencerenin kenarına oturup sadece yağmuru izlemeyi özledim.
Amidst the rush of modern life, these simple moments now feel like a luxury.
Modern hayatın koşturmacası arasında bu basit anlar artık lüks gibi geliyor.
Perhaps the only thing we need to do is to slow down and enjoy the moment.
Belki de yapmamız gereken tek şey, yavaşlayıp anın tadını çıkarmaktır.
To regain our lost feelings, we must embark on a journey within ourselves.
Kayıp duygularımızı geri kazanmak için kendi içimize bir yolculuk yapmalıyız.
In the end, I realized that the old calmness my soul was waiting for was actually still there.
Sonunda, ruhumun beklediği o eski sakinliğin aslında hala orada olduğunu anladım.
Vocabulary (English)
- sahaf
- second-hand bookstore
- samimiyet
- sincerity
- kıymetli
- valuable/precious
- huzurlu
- peaceful
- kolaylık
- convenience
- uzaklaştırmak
- to distance/to alienate
- mahrum bırakmak
- to deprive
- koşturmaca
- rush/hustle
- sakinlik
- calmness
More English stories
- Christopher Nolan'ın "Odyssey" filmi yarın vizyona girecek (Intermediate)
- The Lost Joy of Music Piracy (Beginner)
- 'İstediğim kariyere ulaşmak için on yılda on kez iş değiştirdim' - BBC News Türkçe (Intermediate)
- Nobby Stiles died with brain condition caused by repeatedly heading a football, coroner rules (Beginner)
- The Uplift: The American Dream (Beginner)
- «Σταματήστε τη χρηματοδότηση των Ολυμπιακών Αγώνων» λένε εννέα ευρωπαϊκά κράτη λόγω της επανένταξης της Ρωσίας (Beginner)
Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories