Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkede akaryakıt sorunlarının sürdüğünü söyledi
A bilingual English story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: INTERMEDIATE (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.
Russian President Vladimir Putin held a critical meeting with energy sector officials in Moscow.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'da enerji sektörü yetkilileriyle kritik bir toplantı gerçekleştirdi.
The main agenda item of the meeting was the instability in the country's fuel market.
Toplantının ana gündem maddesi, ülkedeki akaryakıt piyasasında yaşanan istikrarsızlıktı.
Putin stated that the attacks on infrastructure facilities have negatively affected the supply chain.
Putin, altyapı tesislerine yönelik düzenlenen saldırıların tedarik zincirini olumsuz etkilediğini belirtti.
He demanded that officials take urgent measures to minimize the impact of these attacks.
Yetkililerden, bu saldırıların etkilerini en aza indirmek için acil önlemler almalarını istedi.
Ensuring the fuel needs of citizens and businesses were met without interruption was of great importance.
Vatandaşların ve işletmelerin yakıt ihtiyaçlarının kesintisiz karşılanması büyük önem taşıyordu.
The government began working on new strategies to keep the situation in the domestic market balanced.
Hükümet, iç piyasadaki durumu dengede tutmak adına yeni stratejiler üzerinde çalışmaya başladı.
Oil refineries began working at maximum capacity to increase production.
Petrol rafinerileri, üretimi artırmak için maksimum kapasiteyle çalışmaya başladı.
Small and medium-sized enterprises were also included in the process to expand production volume.
Küçük ve orta ölçekli işletmeler de sürece dahil edilerek üretim hacmi genişletildi.
Maintenance works were postponed to later dates to ensure the facilities continued to operate.
Bakım çalışmaları planlanan tarihlerden sonraya ertelenerek tesislerin sürekli çalışması sağlandı.
Putin emphasized that keeping prices at an economically reasonable level was mandatory.
Putin, fiyatların ekonomik açıdan makul bir seviyede tutulmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
These decisions, taken to protect domestic consumers, were expected to ease the market.
Yerli tüketicileri korumak amacıyla alınan bu kararların piyasayı rahatlatması bekleniyordu.
At the end of the meeting, officials announced they were entering a more intensive working period to solve fuel problems.
Toplantı sonunda yetkililer, yakıt sorunlarını çözmek için daha yoğun bir çalışma dönemine girdiklerini açıkladılar.
The government stated that it would closely monitor the process to ensure citizens' daily lives were not disrupted.
Hükümet, vatandaşların günlük yaşamının aksamaması için süreci yakından takip edeceğini belirtti.
Vocabulary (English)
- akaryakıt
- fuel
- altyapı
- infrastructure
- tedarik
- supply
- kesintisiz
- uninterrupted
- istikrarsızlık
- instability
- rafineri
- refinery
- kapasite
- capacity
- makul
- reasonable
- tüketici
- consumer
- erteleme
- postponement
- yoğun
- intensive
More English stories
- West Indies cricket legend Sir Garfield Sobers dies (Beginner)
- 10 soruda 12. Yargı Paketi (Beginner)
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı (Beginner)
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz (Beginner)
- abartılmış yöresel lezzetler (Beginner)
- Burnham to become Labour leader and promise to ‘fix the big things politics has neglected’ – UK politics live (Beginner)
Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories