ABD ve İran anlaştı: petrol fiyatları düştü, altın yükseldi - BBC News Türkçe
A bilingual English story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: INTERMEDIATE (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.
The official announcement that the US and Iran have reached an agreement caused significant activity in global markets.
ABD ve İran'ın resmi olarak anlaştığını duyurması, küresel piyasalarda büyük bir hareketliliğe neden oldu.
The news that the Strait of Hormuz would be reopened caused oil prices to drop rapidly.
Hürmüz Boğazı'nın tekrar açılacağı haberi, petrol fiyatlarının hızla düşmesini sağladı.
The price of a barrel of Brent crude oil lost four percent of its value, falling to 83 dollars.
Brent petrolün varil fiyatı yüzde dört oranında değer kaybederek 83 dolara geriledi.
This unexpected drop provided a deep sigh of relief for energy-importing countries.
Bu beklenmedik düşüş, enerji ithalatçısı ülkeler için derin bir nefes aldırdı.
Prime Minister of Pakistan Shehbaz Sharif announced that a ceremony would be held in Switzerland to sign the agreement.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, anlaşmanın imzalanması için İsviçre'de bir tören düzenleneceğini açıkladı.
The agreement raised hopes that the long-standing regional tension would finally come to an end.
Anlaşma, uzun süredir devam eden bölgesel gerilimin sona ereceğine dair umutları artırdı.
Deputy Foreign Minister of Iran Kazem Gharibabadi officially confirmed the consensus reached.
İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi, varılan uzlaşıyı resmi olarak doğruladı.
US President Donald Trump shared a short and clear message on social media, demanding the flow of oil to begin.
ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya üzerinden kısa ve net bir mesaj paylaşarak petrol akışının başlamasını istedi.
The Strait of Hormuz had been effectively closed by Tehran following the military conflicts in February.
Hürmüz Boğazı, şubat ayındaki askeri çatışmaların ardından Tahran tarafından fiilen kapatılmıştı.
This waterway is a critical route that meets a significant portion of the world's energy needs.
Bu su yolu, dünyanın enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan kritik bir güzergahtır.
With the agreement coming into effect, it is expected that stability will replace the volatile trend in the markets.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, piyasalarda dalgalı seyrin yerini istikrara bırakması bekleniyor.
Investors around the world are closely following the change in gold prices alongside this new era of peace.
Dünya genelindeki yatırımcılar, bu yeni barış dönemiyle birlikte altın fiyatlarındaki değişimi yakından takip ediyor.
The extent to which diplomatic processes will continue to affect economic balances in the future remains a subject of curiosity.
Gelecek dönemde diplomatik süreçlerin ekonomik dengeleri daha ne kadar etkileyeceği merak konusu.
Vocabulary (English)
- Anlaşmak
- To reach an agreement
- Düşüş
- Decrease / drop
- Küresel
- Global
- Değer kaybetmek
- To lose value
- Tören
- Ceremony
- Doğrulamak
- To confirm
- Fiilen
- Effectively / in practice
- Güzergah
- Route
- Dalgalı
- Volatile / wavy
- İstikrar
- Stability
- Yatırımcı
- Investor
More English stories
- West Indies cricket legend Sir Garfield Sobers dies (Beginner)
- 10 soruda 12. Yargı Paketi (Beginner)
- şekeri bırakınca çayın tadını alacaksın yalanı (Beginner)
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz (Beginner)
- abartılmış yöresel lezzetler (Beginner)
- Burnham to become Labour leader and promise to ‘fix the big things politics has neglected’ – UK politics live (Beginner)
Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories