sıradan bir hayatın güzel olmadığının sanılması
A bilingual English story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: INTERMEDIATE (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.
Kerem, a young man, thought that waking up and going to work at the same time every morning was meaningless.
Genç bir adam olan Kerem, her sabah aynı saatte uyanıp işe gitmenin anlamsız olduğunu düşünüyordu.
Seeing everyone around him chasing grand adventures made him feel that his own life was insufficient.
Çevresindeki herkesin büyük maceralar peşinde koşması, onu kendi hayatını yetersiz hissetmeye itiyordu.
The glamorous lives he saw on social media made it feel as if only his world was boring.
Sosyal medyada gördüğü ışıltılı hayatlar, sanki sadece onun dünyası sıkıcıymış gibi hissettiriyordu.
However, he had never considered that a simple life could have a peaceful depth of its own.
Oysa sade bir yaşamın kendi içinde huzurlu bir derinliği olabileceğini hiç düşünmemişti.
One day, he planned a short trip to a small seaside town to escape the intense pace.
Bir gün, yoğun tempodan kaçmak için küçük bir sahil kasabasına kısa bir gezi planladı.
During the journey, he began to realize how valuable a peace devoid of showiness actually is.
Yolculuk sırasında, gösterişten uzak bir huzurun aslında ne kadar değerli olduğunu fark etmeye başladı.
In the town, he watched an old fisherman mending his nets with the same calmness every day.
Kasabada, yaşlı bir balıkçının her gün aynı sakinlikle ağlarını onardığını izledi.
The fisherman explained to Kerem how the routines in his life provided him with an inner balance.
Balıkçı, hayatındaki rutinlerin ona nasıl bir içsel denge kazandırdığını Kerem'e anlattı.
Kerem grasped that ordinariness could be a choice rather than a shortcoming.
Kerem, sıradanlığın aslında bir eksiklik değil, bir tercih olabileceğini kavradı.
When he freed himself from the burden of high expectations, he began to see the beauty of his own life.
Büyük beklentilerin yükünden kurtulduğunda, kendi hayatının güzelliğini görmeye başladı.
Now, even the silent observations he made while drinking his coffee gave him great pleasure.
Artık kahvesini içerken yaptığı sessiz gözlemler bile ona büyük bir keyif veriyordu.
He returned home, accepting that ordinary lives are actually hidden treasures waiting to be discovered.
Sıradan hayatların aslında keşfedilmeyi bekleyen gizli hazineler olduğunu kabul ederek evine döndü.
Vocabulary (English)
- Anlamsız
- Meaningless
- Yetisersiz
- Insufficient/Inadequate
- Işıltılı
- Glamorous/Sparkling
- Sade
- Simple/Plain
- Gösteriş
- Showiness/Ostentation
- Derinlik
- Depth
- Sakinlik
- Calmness
- Denge
- Balance
- Sıradanlık
- Ordinariness
- Kavramak
- To grasp/To comprehend
- Beklenti
- Expectation
- Hazine
- Treasure
More English stories
- Kylian Mbappé (Intermediate)
- Bir maça dört milyon dolar: Süper zenginlerin Dünya Kupası - BBC News Türkçe (Intermediate)
- Romanya'da hastaneler siber saldırıyı 'kağıt-kalem' yöntemiyle nasıl yendi? - BBC News Türkçe (Intermediate)
- Brexit, Türkiye-İngiltere ilişkilerini nasıl etkiledi? - BBC News Türkçe (Intermediate)
- MEB'den Yapay Zekâ Destekli Dil Öğrenme Uygulaması: DİLİM (Intermediate)
- Florida (Beginner)
Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories