من بوشهر إلى ديمونة.. هل يتحول التناوش النووي إلى تشرنوبل جديدة؟

A bilingual Arabic story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: ADVANCED (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.

هيروشيما وتشرنوبل هما أكثر الأمثلة رعباً على الكوارث النووية.

Hiroşima ve Çernobil, nükleer felaketlerin en korkutucu örnekleridir.

هل سيؤدي التوتر النووي في الشرق الأوسط إلى كارثة جديدة؟

Orta Doğu'daki nükleer gerilim yeni bir felaket mi doğuracak?

جعل التنافس بين إيران وإسرائيل المنشآت النووية هدفاً محتملاً.

İran ve İsrail arasındaki rekabet, nükleer tesisleri hedef haline getirdi.

تاريخياً، استُهدفت هذه المنشآت وهي قيد الإنشاء أو لم تكن حيوية.

Tarih boyunca bu tesisler ya inşa aşamasındayken vuruldu ya da önemsizdi.

لكن هناك مخاوف من تطور الوضع الحالي نحو سيناريو أسوأ.

Ancak mevcut durumun daha kötü bir yöne evrilmesinden endişe ediliyor.

يحذر الخبراء من أن العمل العسكري قد يصل إلى قلب المفاعل.

Uzmanlar, askeri müdahalenin reaktör kalbine ulaşabileceği konusunda uyarıyor.

صُممت المفاعلات الحديثة لتكون مقاومة لاصطدام الطائرات.

Modern reaktörler, uçak çarpmalarına karşı oldukça dayanıklı tasarlanmıştır.

تعد مفاعلات (في في آر 100) الروسية في بوشهر مثالاً على ذلك.

Büşehr'deki Rus tipi VVER-100 reaktörleri buna iyi bir örnektir.

كما يتمتع مفاعل ديمونة الإسرائيلي بحماية تقنية الماء الثقيل.

İsrail'in Dimona reaktörü de ağır su teknolojisiyle korunmaktadır.

يكمن الخطر في احتمالية نجاح القنابل الخارقة للتحصينات في إصابة المركز.

Tehlike, sığınak delici bombaların merkezi vurma ihtimalidir.

مثل هذا الحادث سيسبب أضراراً جسيمة دون أن يكون انفجاراً نووياً.

Böyle bir vaka, nükleer patlama değil ancak ciddi hasar yaratır.

يشكل خطر التسرب الإشعاعي تهديداً كبيراً للمنطقة.

Radyoaktif sızıntı riski bölge için büyük bir tehdit oluşturur.

يطلق الانفجار النووي الحقيقي طاقة هائلة للغاية.

Gerçek bir nükleer patlama, devasa bir enerji açığa çıkarır.

تتشكل في قلب الانفجار كرة نار تصل حرارتها لملايين الدرجات.

Patlama merkezinde milyonlarca derece sıcaklıkta bir ateş topu oluşur.

يتبخر كل ما يقع داخل هذه المنطقة في غضون ثوانٍ.

Bu bölgedeki her şey saniyeler içinde buharlaşır.

تتسبب موجات الضغط العنيفة في انهيار المباني الخرسانية.

Şiddetli basınç dalgaları, tüm beton binaları yerle bir eder.

تصبح الخسائر البشرية محتومة فور وقوع الانفجار.

İnsan kaybı, patlamanın hemen ardından kaçınılmaz hale gelir.

تظهر قوتها التدميرية على المنشآت على بعد كيلومترات.

Yok edici gücü, kilometrelerce ötedeki yapılar üzerinde etkisini gösterir.

تقل حدة الدمار نسبياً كلما ابتعدنا عن مركز الانفجار.

Patlama merkezinden uzaklaştıkça hasar boyutu nispeten azalır.

تمتد منطقة الدمار المتوسط لعدة كيلومترات.

Orta dereceli hasar alanı, birkaç kilometre boyunca devam eder.

يتسبب الحطام المتطاير هنا في وقوع إصابات خطيرة.

Burada uçuşan enkaz, ciddi yaralanmalara neden olur.

قد تؤدي التأثيرات الحرارية إلى حرائق تصل لـ 20 كيلومتراً.

Termal etkiler, yirmi kilometreye kadar yangınlara yol açabilir.

المشاكل الصحية المزمنة لسكان المنطقة تبعث على القلق.

Bölge halkı için kalıcı sağlık sorunları endişe vericidir.

الدبلوماسية هي السبيل الوحيد لتجنب هذه الكارثة.

Diplomasi, bu felaketten kaçınmak için tek yoldur.

Vocabulary (Arabic)

Felaket
كارثة
Rekabet
تنافس
Tesis
منشأة
Evrilmek
تطور / تحول
Uzman
خبير
Dayanıklı
مقاوم / متين
Sığınak delici
خارقة للتحصينات
İhtimal
احتمالية
Radyoaktif sızıntı
تسرب إشعاعي
Hasar
ضرر
Tehdit
تهديد
Devasa
هائل
Ateş topu
كرة النار
Buharlaşmak
تبخر
Basınç dalgası
موجة ضغط
Kaçınılmaz
محتوم
Yok edici
تدميري
Nispeten
نسبياً
Enkaz
حطام
Yaralanma
إصابة
Termal etki
تأثير حراري
Kalıcı
مزمن / دائم
Diplomasi
دبلوماسية

More Arabic stories

Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories