Venezuela'nın depremde hasar gören havalimanı kademeli olarak açılıyor

A bilingual English story with sentence-by-sentence Turkish translation. Level: INTERMEDIATE (CEFR). Tap any word in the DuoBook reader for an instant translation.

A major earthquake occurred in the La Guaira state of Venezuela.

Venezuela'nın La Guaira eyaletinde büyük bir deprem meydana geldi.

Simon Bolivar International Airport was severely damaged by these tremors.

Simon Bolivar Uluslararası Havalimanı, bu sarsıntılardan ciddi şekilde zarar gördü.

Flights were completely halted due to cracks in the runway and terminal sections.

Pist ve terminal bölümlerindeki çatlaklar nedeniyle uçuşlar tamamen durduruldu.

Many airlines had to move their operations to an alternative airport.

Birçok havayolu şirketi, operasyonlarını alternatif bir havaalanına taşımak zorunda kaldı.

Airport staff began a challenging task to repair the runway.

Havalimanı personeli, pisti onarmak için zorlu bir çalışma başlattı.

The Ministry of Transport made hectic preparations for the reopening of the airport.

Ulaştırma Bakanlığı, havalimanının tekrar açılması için hummalı bir hazırlık yaptı.

Officials announced that the airport would be gradually opened for service.

Yetkililer, havalimanının kademeli olarak hizmete açılacağını duyurdu.

The first cargo plane from Panama became the first vehicle to land after the repairs.

Panama'dan gelen ilk kargo uçağı, onarım sonrası iniş yapan ilk araç oldu.

The work at the airport became a great source of hope for the local people.

Havalimanındaki çalışmalar, bölge halkı için büyük bir umut kaynağı oldu.

The start of cargo flights provided signs that trade would revive.

Kargo uçuşlarının başlaması, ticaretin yeniden canlanacağına dair işaretler verdi.

However, the terminal was not yet fully ready for commercial passenger flights.

Ancak terminal henüz ticari yolcu uçuşlarına tam olarak hazır değildi.

The Ministry of Transport stated that there was no need to rush for safety reasons.

Ulaştırma Bakanlığı, güvenlik gerekçesiyle acele etmemek gerektiğini belirtti.

The economic loss is estimated to be billions of dollars.

Ekonomik kaybın milyarlarca dolar olduğu tahmin ediliyor.

Improvement processes continue with the meticulous control of technical teams.

İyileştirme süreçleri, teknik ekiplerin titiz kontrolü ile devam ediyor.

The country's administration provided funds for the airport to reach full capacity.

Ülke yönetimi, havalimanının tam kapasiteye ulaşması için fon sağladı.

It is expected that passengers will be able to travel safely again soon.

Yakın zamanda yolcuların tekrar güvenle seyahat edebilmesi bekleniyor.

Vocabulary (English)

deprem
earthquake
hasar
damage
havalimanı
airport
pist
runway
kademeli
gradual
operasyon
operation
yetkili
official
umut
hope
ticaret
trade
gerekçe
reason
titiz
meticulous
kapasite
capacity
fon
fund
güvenle
safely

More English stories

Create your own bilingual story on DuoBook · Explore more stories